Damgamızın öyküsü

Alka Yayınevi’nin damgası; al rengin üzerine beyaz şekilde Türk yazısındaki (A)L ve A seslerini veren iki harfin yan yana getirilmesiyle oluşmuştur.

Alka, eski Türk damgalarıyla 3 harfle şöyle yazılmaktadır: 𐰞𐰴𐰀

Yayınevinin damgasında ilk harf ile son harf bulunmakta, bu ikisinin görüntü itibarıyla birleşimi de diğer damgayı andırmaktadır. Denilebilir ki tasarımla birlikte bir “Alka” yazımı ortaya konmaya çalışılmıştır.

Arka plan olarak seçilen al rengi ise Türk milletince kutsal renklerden biridir.

Kişi adı olarak da kullanılan alka kelimesi, isim köklü olarak “al, kırmızı” rengine karşılık geldiği gibi “dua” manası da taşımaktadır. Fiil köklü alka- ise “methetmek, övmek, dua etmek” anlamına gelir[1]. Günümüzdeki alkış kelimesi de buradan türemiştir.

Alka- fiiline Eski Uygur belgelerinde “övmek” anlamında rastlamak mümkündür. Alkışa dönüşmüş biçimi ise Eski Anadolu Türkçesi döneminde “alkış, alkış etmek” biçiminde “dua” manasıyla kullanılmıştır ve bugünkü ağızlarda yaşamaktadır[2].

Alka ismi ayrıca Hüseyin Nihal Atsız’ın Bozkurtların Ölümü romanında bir Uygur karaktere verilen adla hayat bulmuştur.

[1] Eski Türkçe Sözlük, Prof. Dr. Fuzuli Bayat, Dr. Minara Esen Aliyeva

[2] En Eski Türkçenin İzlerinde, Prof. Dr. Doğan Aksan

Alka Yayınevi

Alka Yayınevi

Ortahisar/Trabzon (+90) 545 773 3551 bilgi@alkayayinevi.com